USTA'DAN TAVSIYELER...!

ŞİFALI RUMELİ ÇORBALARI  SAKADAT VE SAKADAT ÇORBALARI HAKKINDA SİZLERE BİLGİ VERMEK İSTERİM....
                  
ÖNCELİKLE SAKADAT İLE İLGİLİ BİRAZ ÖNEMLİ BİLGİLERE DEYİNELİM...

SAKADAT;Büyük ve küçük baş hayvanların beyin,işkembe,karaciğer,dil,böbrek,yürek,bağırsak...gibi  iç organlarına verilen isimdir...


KOKOREÇ;
Sakadatların en tehlikelisidir,kokoreç genellikle büyük ve küçük baş hayvanların bağırsak ve yağlarından yapılan bir yiyecektir.İnsanların kokoreç'i çok dikkatli tüketmeleri gerekir...

KARACİĞER: Hayvanların vücudundaki toksinlerin en çok depolandığı organdır.Karaciğer itinayla temizlenip,yüksek ateşte pişirildikten sonra servis yapılmalı.Sağlık açısından çok fazla tüketilmemesi önerilir.

    KUZU KELLE: Sakadatların en lezzetli yiyeceğidir,kuzu ve küçük baş hayvanlar yerden burnu ile otlandığı için burnundan kurt ve benzeri  canlıları kellesinde ve beyninde barındırır,bunları çok sıhhı ve dikkatli temizlendikten sonra fırında en az  altı (6) saat pişirildikten sonra tüketilmelidir...

BEYİN:Özellikle çocukların tüketmesinde yarar görülen sakadat çeşididir.Çorba ve söğüş olarak tüketilebilir..

DİL:Küçük ve büyük baş hayvanlardan  elde edilen dili bir çok çeşiti yapılarak  tükete biliriz,dilin bir çok yapılış şekli vardır,dil sakadatların en zararsız olanlarından birisidir...

KUZU AYAK : Kuzu ve keçi ayağından elde edilen özellikle çorbası: kırık,çıkık,kemik erimesi gibi başlıca sorunlaralara şifadır.kuzu ve keçi ayağından çorba elde etmek için hafif ateşte iyice temizlenmiş ayakları en az (7) saat pişirildikten sonra tüketilmelidir...

DANA KELLE: Dana kelle'den kelle paça diye tabir ettiğimiz paça çorbasını elde ederiz,dana kelle üzerinde kendi yağı ile pişirilir, ancak çorbalarda kendi yağı ile tüketilmemesi önerilir...

İŞKEMBE:İşkembe büyük baş ve küçük baş hayvanların karnıdır.işkembe büyük baş hayvanların 8-9 saat küçük baş hayvanların  4.5 - 5 saat hafif ateşte pişirilmesi gereken bir üründür.
    işkembeden neler elde edebiliriz ?

1- işkembe çorbası
2-işkembe dolması
3-işkembe sote
4-işkembe söğüş
5-tuzlama çorbası
6-damar çorbası 
7-işkembe yahnisi

  bu gibi çeşit çorbalar  elde edilir... işkembe dünya nimetlerinin en hafif gıdasıdır,işkembe çorbası doğru yapıldığı zaman şifalı bir gıdadır.işkembe çorbasını kendi yağı  ve katı yağlarla yapılması çok tehlikelidir,işkembe çorbası yağsız ve doğru  yapıldığı zaman insan midesindeki yaraları temizler ,doğru yapılmış bir işkembe çorbası ;

*
ÜŞÜTME      *MİDE EKŞİMESİ            *HAZIMSIZLIK               


                                          VE
 mide sorunu yaşayanalara tam bir ŞİFA kaynağıdır..
sakadat çorbalarını sakadat YAĞLARI ile yapmak DAMAR HASTALIKLARI na davetiyedir.. 

" İstanbul'dan anadolu'ya yayılan işkembecilik sanatı anadolunun bir çok yerinde işkembeci ve ÇORBACI olarak bir çok işletme görebiliriz.."

 
İşkembecilik ve sakadatçılık sanatı 1840 lı yılarda rumeliden istanbula göç eden rumlar ve arnavutlar tarafından icrai sanat haline getirilmiştir.1920 li yıllara baktığımızda istanbul da bir çok işkembeci dükkanı görebiliyoruz bunlardan en önemlisi tarih kitaplarındada yazan abdül hamit han'nın da işkembe çorbası yediği istanbul sirkecideki MEŞHUR  İŞKEMBECİ  REFİK SERTTÜRK  tarafından  yıllarca istanbullulara hizmet etmiştir.yine 1925 yılları istanbul istiklal caddesinde rumeli han geçidinde MEŞHUR RUMELİ İŞKEMBECİSİ yine tarih kitaplarındada 1950 li yılarda MEŞHUR RUMELİ KEBABÇISI görüyoruz.Yine 1940 'lı yıllarda Rıhtım caddesinde RUMELİ işkembeci'sini 1925 yıllarından sonra istanbulda bir çok işkembeci lokantaları açılmıştır..,  İSTANBUL araştırmaları endüstri'sinin kitaplarından bu bilgilere ulaşıla bilinir... 

FALİYETTE OLMAYAN İŞKEMBECİLERİ şöyle sıralaya biliriz:

*ZUHAL İŞKEMBECİSİ kurucusu: vedat akkayalar (-zambak sok)

TAKSİM İŞKEMBECİSİ kurucusu: niyazi tankişi(taksim)

*DOĞU İŞKEMBECİSİ kurucusu:fevzi uluceviz(istiklal cad-aksaray)

*A.B.C İŞKEMBECİSİ (arnavut köy)

*ÜÇ KARDEŞLER İŞKEMBECİSİ kurucusu:sadettin saim hilmi özyürek kardeşler (şişli-sirkeci)

*DÖRTLER İŞKEMBECİSİ (aksaray-karagümrük)

*ŞEHREMİNİ İŞKEMBECİSİ (topkapı-şehremini)

*RUMELİ İŞKEMBECİSİ kurucusu:faik muçi (divan yolu)

ŞİMDİKİ FALİYETTE OLAN MEŞHUR İSTANBUL İŞKEMBECİLERİ


*LALE İŞKEMBECİSİ   kurucusu: vedat akkaya (eyüp-tarlabaşı)

*TARİHİ CUMHURİYET İŞKEMBECİSİ (BALIK PAZARI)

*APİK İŞKEMBECİSİ (dolap dere)

*RUMELİ İŞKEMBE SALONU (ÇAĞLAYAN-İSTANBUL)

*FETİH İŞKEMBECİSİ (balat-agora meyhanesin yanı)

*ÜNSALKARDEŞLER İŞKEMBECİSİ (BEŞYÜZ EVLER)

*FENERBAHÇE İŞKEMBECİSİ (KADIKÖY)

*TARİHİ HALİÇ İŞKEMBECİSİ (FENER)

*BALAT İŞKEMBECİSİ (UNKAPANI)

*PANGALTI İŞKEMBECİSİ (OSMANBEY)

Genelde sakadatçılık ve işkembecilik sanatını icra eden bizler gibi RUMELİ kökenli olan sanatkarlarımızdır... Yine istanbulda şuanda faliyette bulunmayan

*MEŞHUR YENİ AKSARAY İŞKEMBECİSİ (bulgar kökenli,vangel usta) işkembecilik sanatına öncülük etmiştir. 1980 li yıllarda BEŞİKTAŞ  balık pazarında bulunan AKKOYUN İŞKEMBECİSİ de faliyette değildir..

İşkembecilik ve sakadatçılık sanatı zor ve çok güç  isteyen bir iştir.
günümüzde işkembeci tabelarının yerlerini çorba,dürüm,ekmek arası ne yediğini bilmeyen tüketici ve ne yaptığını bilmeyen bilinçsiz üreticilerle avrupa birliğinin sakadatımıza yasak getirilmek istenmesi  bizleri çok tedirgin etmektedir...Sakadat yiyecekleri bilinçli üretilip tüketildiği zaman çok keyif verici yanları olan gıdalardır...önümüzdeki yıllarda yazacağımız sakadat kültürü adı altındaki kitabımızda sizlere çok detaylı  bilgiler  vereceğiz...Şunada değinmeden  geçemeyeceğim SAKADAT YİYECEKLERİ İYİ MUHAFAZA EDİLMEDİĞİ TAKTİRDE ÇOK ÇABUK BAKTERİ ÜRETİR....!

sizlere rumeli nin şifalı çorbalarından yararlanmazını tavsiye ederiz... 
evlerinizde çoçuklarınıza  çok fayladı kendi yapabileceğiniz bu çorbalrı sizlere bilgi olarak aktarmak istiyoruz.

                                  ŞİFALI ÇORBALAR...!

BEZELYE ÇORBASI:
Bezelye kansızlığı giderir
 kan kanserine koruyucu etkisi çok yüksektir.
gıda değeri insana zarar vermeme bakımından çok üstünlüğe sahiptir
bezelye sinir sitemlerinin doktorudur.
fayda ve şifa bakımından çok zengin bir sebzedir.

BROKOLİ ÇORBASI
Brolkoli antibiotik özelliğe sahip yer yüzünde
ender ve seçkin bir sebzedir
brokoli vücutta tam bir kanser savaşçısıdır
brokolinin  şifalı gücünden istifade etmek yaratıcının insanlara
veriği ŞİFALI bir nimettir...

ENGİNAR ÇORBASI
Karaciğer ve kalbin en iyi dostudur.
kanı temizler
yorgunluğu giderir
zehirli maddeleri vücuttan atar.
kolostrolü düşüktür.
sağlık açısından çok şifalıdır.

HAVUÇ ÇORBASI
Havuç yeri doldurulamayan bir zebzedir.
kan yapıcı özelliğe sahiptir
kuvvetlendiricidir.
fronşları açar
felç tehlikesini %100 azaltır
(beta koretin) tüm kanserlere karşı raikal bir sebzedir.

PATATES ÇORBASI
Patates besin değeri hayli yüksek bir sebzedir
çok vitamin içeren besin olma özelliğine sahiptir
(papates koloströl içermez) kalori değeri çok düşüktür.
papatesi çorba olrak tüketmek şifadır. 

KARNI BAHAR ÇORBASI
Beyin ve sinir hüçrelerinin işlevini sağlar
zihin yorgunluğunu giderir
sinirlerikuvvetlendirir.
vücuttaki gücü arttırır
dalak hastalıklarına uzmanlar tarafaından şifa olarak ifade edilir.

İŞKEMBE ÇORBASI 'DA ŞİFADIR...fakat yapımı ve pişimi çok zahmetli olduğundan evlerimizde bu şifa kaynağını yapmak fedakarlık ister..


Birde rumeli mutfağının köfteleri vardır....bu köfteler şöyledir.

inegöl köftesi
tekirdağ köftesi
kasap köftesi
rumeli köftesi
rumeli ıslama köftesi
bunlar rumeli menşei taşıyan köftelerdir.


Rumeli mutfağının oğuz boylarından gelen selçuklu ve osmanlı mutfağındada yer almış olan tatlılarımızdan TÜRK tatlısı zerde
özellikle işkembecilik sanatını icra eden müesseler tarafından cumhuriyet tarihinde de yaşatılmanın bilgisini sizlere aktarmak isteriz..

                              ZERDE  (SAFRAN)

  safran bitkisinden yapılan hakiki TÜRK tatlısıdır.

Faydaları:

vücuta kuvvet verir,
sinirleri uyarır,
(aybaşı) gecikmelerinde faydalıdır,
rahim hareketlerini arttırır.
iştah açar,
sinir zayıflığını giderir,
öksürük,bronşit ve astıma da faydalıdır.
safranı,hamilelerin de kesinlikle fazla miktarda kullanmaması gerekir...

Rumeli mutfağının eşsiz; pasta,börek,çörek gibi adı sayılamıyacak kadar çok kültürel zenginlikleri günümüze taşıyan RUMELİ işletmeleri mevcuttur...savaş nedeni ile bir süre önce yasaklanmış olan pasta çörek gibi yiyeceklerin  1942 yıllarında serbest bırakılması ile üretimine devam edilmiştir...Belkide Baklava'mızın,menşei'nin yunan'lılar tarafından kullanılmak istenmesinin  sebebi bu olabilirmi ?...... 

Rumeli mutfağına hizmeti geçmiş tüm kuruluş ve kişilerine saygılarımızı ve sonsuz teşekürlerimizi sunuyoruz....

Yorum Yaz